Category: Buluntular

Turgut Uyar’ın yazdığı tiyatro oyununun ilk sayfası (Hayri Turgut Uyar’ın Arşivinden)

TurgutUyar

Turgut Uyar’ın yazdığı ama yayımlamadığı tiyatro oyununun ilk sayfası. Bir başlık sayfası yok ama bazı notlarda adı “Veys el Karani” olarak geçiyor. Pelür kağıda daktilo edildiği için epey hasar görmüş ama hasar daha çok başlardaki ve sonlardaki sayfalarda.


Kaynak : H.Turgut Uyar

"Turgut Uyar’ın yazdığı ama yayımlamadığı tiyatro oyununun ilk sayfası. Bir başlık sayfası yok ama bazı notlarda adı “Ve...

Devamı »

Yazıcılığın Yirminci Senesinde (Sait Faik)

Sait Faik

     Kişi kendi kendisini tartabilseydi şu edebiyat ve gazetecilik alanında kaç kişi kalırdı?.. Yirmi senedir yazı yazarım; iyi kötü. Ne beni överlerse yutarım, ne de söverlerse fazla yüksünürüm.
     Hem bana kalırsa yazıcılık işinde, insanın yazıları pek ahım şahım olmasa da zararı yok pek. Elverir ki, namuslu olalım: Kalemimizi ne devlete, ne patrona, ne de hattâ millete (demagoji yapmayı, efkârı umumiye denilen mikrobu kastederek söylüyorum) satalım. Dahası var. En korktuğumuz mahlûk olan münekkide, hattâ okuyucuya bile beğendirmek gayesiyle yazı yazmadığıma göre kendimi yazıcı saymakta hakkım var mıydı,

     Kişi kendi kendisini tartabilseydi şu edebiyat ve gazetecilik alanında kaç kişi kalırdı?.. Yirmi senedir yazı yazar...

Devamı »

“İnadı inat Orhan ölmedi…” (Fikret Otyam)

Sofya – 6 Haziran 1970

     Otel Rila’nın dördüncü katında bir odanın balkonundan sokağa bakıyorum. Otelin kapısında üç otomobil duruyor, bir tanesi İstanbul plakalı. Kapalı bir otomobil daha geldi, yanında boydan boya “Balkan Turist” yazısı var. Saat, sabahın beşi… Yarım saattir bu otomobili bekliyorum.
     Sofya uyuyor.
     Kuşlar ötüyor bir tuhaf, yoksa bana mı öyle geliyor ne?
     Hava, hafif puslu. Seher, seher serinliği.
     Ogledalo (küçük park) yakınındayım. Çok yakınımda kumrular bir acı, “Üsküdaraaa… Üsküdaraaa.” diyor sanki…
     Şoför, Balkan Turist yazılı arabanın yan kapılarını açtı…
Kıpkırmızı gülleri gördüm ilk kez.

Sofya - 6 Haziran 1970      Otel Rila’nın dördüncü katında bir odanın balkonundan sokağa bakıyorum. Otelin kapısında üç...

Devamı »

İyi Bir Güneş (Ece Ayhan Çağlar – Hikâye)

“Dost Dergisi”nin Ekim 1958 yılında yayımlanan  3. cilt 13. sayısından bir Ece Ayhan Çağlar hikâyesi…


 

“Öldüğüm zaman çiçek göndermeyin benim çiçeklerim var”
Miss LU

 

Güneşli bir Pazar sabahı. Tatlı Bela geldi. Bir Pazar sabahı dışarıda. Geldi ödünç para istedi benden biraz. Altımda iskemle masada oturuyordum. Pencerenin önünde. Bahçeden geçtiğini görmemiştim. Radyoyu kıstım, gazeteyi bıraktım. İkimizin de gözlerinde ayrı ayrı anlamlara gelen tümleçlerin sonundaki soru işareti var. Aynı soru işareti.
                Ne kadar dedim.
                Şu kadar dedi. Saçlarını karıştırırken gülümsüyordu. Laden ağaçları gibi sallanıyor da. İstediğim pikap iğnelerini de getirmiş, küçük teneke kutusuyla cebinden çıkarıp elimin yanına, masaya koydu. Kente sık sık inemiyordum.
Deniz var önce. 
                Peki dedim. Biliyorsun..
                Evet dedi. Gülümsüyordu.
                Bir iki söz daha ettik. Dışarısı güneşle dolu.
                Sonra yüz seksen derece döndü birden. Bereket kapı arkasındaydı. Acele ediyor. Geldiğinde açık olan kapıyı çekti. Merdiveni indiğini duymamak için radyonun esini yükselttim.

"Dost Dergisi"nin Ekim 1958 yılında yayımlanan  3. cilt 13. sayısından bir Ece Ayhan Çağlar hikâyesi...   “Öldüğüm...

Devamı »

Ahmed Arif’le Konuşma (Nihat Berham & Ahmed Arif)

2 Şubat 1975 yılında Militan dergisinde yayımlanan bu söyleşide, “eşkıyalık” kavramı üzerine Ahmed Arif’in düşünceleri ve anıları yer alıyor. Ayrıca dönemin yayıncılık anlayışı içerisinde Varlık dergisinin de konumunu anlayabiliyoruz…


Nihat Berham- Dağlar Paşası Rüstemo’nun altındaki tarih 1948. Siz 1927 doğumlu olduğunuza göre 1948’de 21 yaşındaydınız. O günlerinizle ilgili bir şeyler söyler misiniz?

Ahmed Arif- Bu şiiri 1947 yılında askerdeyken yazdım. Varlık dergisinin yıllık antolojisinde bazı sözcükleri değişik ya da yumuşatılmış olarak yayımlandı. Attilâ İlhan’ın yardımı ve ısrarı olmasaydı bu şiirin yayımlanması olanaksızdı elbette.

Nihat Berham- Bu şiirin anlamını kısaca yorumlamak gerekseydi ne derdiniz?

2 Şubat 1975 yılında Militan dergisinde yayımlanan bu söyleşide, "eşkıyalık" kavramı üzerine Ahmed Arif'in düşünceleri v...

Devamı »

Parasız yatılıdan, Parasız Yatılı’ya dair sorular (Ece Ayhan & Füruzan)

“Yeni Edebiyat Dergisi”nin Mart 1971 yılında yayımlanan  2. Cilt 5.sayısında yer alan bu söyleşide, Ece Ayhan Parasız Yatılı’ya dair sorularını kitabın yazarı Füruzan’a yöneltiyor…


Ece Ayhan –  Yıl 1971. Kalabalıklar karşısına çıktı “Parasız Yatılı”. Böylece bir yazarsın artık Füruzan. Bakalım şimdi ne yapacaksın?

Füruzan- Ne yapacağım, aralıksız çalışıyorum, yazıyorum… Bir de havuzlarda çalışanların eline geçse diye düşünüyorum Parasız Yatılı. Yer minderleriyle çevrili odalara girse… Aşağılarda gaz lambalarının şişelerini bezle siliyorlardır. Bayram günlerini çok severler. Ben şimdi daha a seviyorum. Her yanı ikinci mevki olan vapurlarda kızararak gülümseyen gencecik gelinlerin bayram konukluklarını, artık yanlarına oturduğumda tedirgin olmayacaklar.

Ece Ayhan- Elbette, hayatın orta ikisinden ayrılan insanlar, çok sevecekler Parasız Yatılı’yı. İstanbul’da ve bütün kentlerde bunun bir anlamı, bir nedeni olmalıdır.

"Yeni Edebiyat Dergisi"nin Mart 1971 yılında yayımlanan  2. Cilt 5.sayısında yer alan bu söyleşide, Ece Ayhan Parasız Ya...

Devamı »