Written by: "Pasaj69"

Yalçın Armağan’a Açık/Zorunlu Bir Mektup: “Bir Teşekkürü Çok Görmek ya da Görmezden Gelmek”

Geçtiğimiz Ekim ayında “Şiirin Çizdiği” adıyla İlhan Berk’in daha önce yayımlanmamış (!) edebiyat ve şiir üzerine yazıları, Yalçın Armağan tarafından hazırlanarak Yapı Kredi Yayınları’nca kitaplaştırıldı. Öncelikle bu kapsamlı çalışmanın yayımlanmasında emeği geçen herkesi kutluyoruz. Ve fakat, Modern Türk Şiiri’nin mihenk taşlarından biri olan İlhan Berk’in, edebiyata ve dolayısıyla şiire bakışının önemli bir belgesi niteliğindeki bu kitaba dair söylemek istediklerimiz var. (…)

Açık mektubun tam metni şurada:  Yalçın Armağan’a Açık/Zorunlu Bir Mektup: “Bir Teşekkürü Çok Görmek ya da Görmezden Gelmek”

Geçtiğimiz Ekim ayında “Şiirin Çizdiği” adıyla İlhan Berk’in daha önce yayımlanmamış (!) edebiyat ve şiir üzerine yazıla...

Devamı »

Dünya İnancı’nda Yer Almayan İki Sami Baydar Şiiri: Rüya, Nergis

1991 yılında yayımlanan Sombahar dergisinin  3. sayısından; Dünya İnancı‘na girmemiş iki Sami Baydar şiiri;


Rüya 

Kirpiklerinizin gözuçlarında da diğerleri kadar uzun olması…
sanıyordum ki gözbitimine kadar kısalarak dağılır kirpikler. İlk
defa korkmadan bakabiliyorum belki size, bu beni sevmenizin ver-
diği bir cesaret. Bana ortadan ayrılmış papatyaları düşündürüyor
kirpiklerinizdeki düzgünlük, süzülüş, hafif bir alçalmayla tek-
rar yükseliş. Ah! içimde sanki o kavis! (Sanki benzerlerini
karayollarında çocukken yaşadım. Kısa bir an, belki otobüs bir
boşluğa geldiğinde, içime bir boşluğun akması, içimin tuhaf cima
sı.) Tekrar özlediğim bu duyguyu işte kirpiklerinize baktığım
zaman buluyorum. Sizin yanınızda özlediğim huzura kavuşuyorum.
Ve içime bir sessizlik veriyorsunuz. İçime sessizlik olarak gi-
riyorsunuz. Kalın uçlu kurşunkalemle (Nasıl tutuyorsunuz kalemi
bilemiyorum, ben ne kadar uğraştımsa beceremedim) incecik çizgi-
lerle, küçük harflerle yazıyorsunuz yanımda. Sanki parlak minik
mineler. Bu sizin benden daha güzel duygularla dolu olmanızın bir
yansıması. Ben bu kadar uzun rüya görmedim biliyor musunuz?

 

 

Nergis
geniş alın, uzun parmaklar, ince uzun bir adam; bütün bu
toplam sence güzel mi? Ben sana baktığım zaman beni sarsan
siyah konturlar (Resmini çizdiğimi düşünüyorum herhalde
bütün içimi titreten inceliği gözlerin masum ve zeki 
derinliğini de içine alan, dıştan saran, dengeleyen, kalın
bir kontura gizlerdim. (Bütün uzaklığı sendeki derinliği
dengede tutan sarsılmaz bir güzelliğe dönüştüren siyah!)
sonsuz bir gökte kanatlarını hiç kapatmadan süzülerek uçan
iki kartal gibi kaşların. 
Belki de bana siyah, kahverengi kelebekleri hatırlatan
kelebeklerin romantik bir tanesini düşündüren, o bir tanenin
konduğu çiçekte artık hiç kıpırdamadan, iki kanadını
birleştirerek durdurmasını düşündüren senin duygularının.
Düşüncelerini sanki küsmüş gibi bir etki bırakması bende.
Sanki o kelebek bütün kelebek ailesine “hiç konuşmayacağım”
demiş ve küsmüş. Ve bütün doğa da bütün cıvıltısı ve 
neşesiyle kelebeğin bu eylemine biraz nefes aldırmak için,
hayatın çok güzel olduğunu anlatmak için uçuşup duruyorlar.
Senin yanında böyle bir doğa gibiyim.

Not: Karangu Fanzin’in 2017 Aralık ayında yayımlanan  3. sayısında yer almıştır. 

1991 yılında yayımlanan Sombahar dergisinin  3. sayısından; Dünya İnancı'na girmemiş iki Sami Baydar şiiri; Rüya  Kirpik...

Devamı »

Ece Ayhan’ın 1998 yılında katıldığı televizyon programının kaydı

1998 yılında yerel bir televizyon kanalında (Ton TV) Ahmet Kaşıkçı’nın sunumuyla gerçekleşen bir programa dönemin Çanakkale Belediye Başkanı İsmail Özay’ın ve Ece Ayhan’nın konuk olarak katıldığını görüyoruz. Yayın kaydını Youtube üzerinden paylaşan Seçkin Ertun’a ve bu kayıttan bizleri haberdar eden Musa Günerigök’e teşekkür ediyorum.

1. Bölüm

2. Bölüm

3. Bölüm

4. Bölüm

 

 

1998 yılında yerel bir televizyon kanalında (Ton TV) Ahmet Kaşıkçı’nın sunumuyla gerçekleşen bir programa dönemin Çanakk...

Devamı »

Kaplumbağaların Ölümü (Fatma Nur Kaptanoğlu)

Fatma Nur Kaptanoğlu, "Kaplumbağaların Ölümü", Raskol'un Baltası, Ağustos 2017

Fatma Nur Kaptanoğlu, “Kaplumbağaların Ölümü”, Raskol’un Baltası, Ağustos 2017

Yaz Ortasına Bir Güzelleme

Bir ter damlası saçlarımdan burnumun ucuna yuvarlanıyor. Burnumda hafif bir bekleme. Kafamı iki yana sallıyorum, ter damlası dalgalanıyor. Minik bir damladan beklenmeyecek bir gösteri, genişledikçe genişliyor. Ter damlası üçe bölünüyor. Bir yuvarlağı elime damlıyor, diğeri tişörtümün üzerinde birkaç dakikalık bir koyuluk bırakıyor. Üçüncü damlanın akıbeti belli değil. Havada emiliyor, havayı hüüüüp içine çekip kayboluyor.

Yerimde doğruluyorum. Alnımda ince ince tomurcuklar. Çiçek açmayacak su tomurcukları. Önce burnumu siliyorum sonra alnıma kayıyor ellerim. Bir çırpıda yok ediyorum tomurcukları. Tekrar oluşmaları an meselesi. İçten bir nefes alıyorum, hava ciğerlerime kıvılcım gibi düşüyor. Hava, hem o kadar yavaş hem o kadar süratli doluyor ki içime, afallıyorum. Nefesim ağzımdan bir alev topu gibi çıkıyor. BUM!

Keşke şu an evin her köşesini yakabilsem. Keşke nefesim gerçekten bir alev topu olsa ya da üzerimde unutulan izmaritlerden büyük hasarlı bir yangın çıkarsam. Daha doğrusu ben değil, güneş çıkarsa. Bütün evi baştan aşağı küle döndürecek ama asla yan daireye sıçramayacak bir yangın. Müthiş bir eğlence.

Yaz Ortasına Bir Güzelleme Bir ter damlası saçlarımdan burnumun ucuna yuvarlanıyor. Burnumda hafif bir bekleme. Kafamı i...

Devamı »

“Sevgili kardeşim Arslan Bey…” (Ece Ayhan’dan, Arslan Kaynardağ’a Kartpostal ve Mektup)

Moda Müzayede’nin düzenlendiği ve 29 Ocak günü saat 13:00’da gerçekleşecek olan müzayedede Ece Ayhan Çağlar’a ilişkin iki efemera yer alıyor. İlki; Ece Ayhan tarafından Arslan Kaynardağ’a Berlin’den gönderilen 26 Haziran 1990 tarihli bir kartpostal. İkinci ise yine Ece Ayhan tarafından Arslan Kaynardağ’a Çanakkale’den gönderilen 21 Ocak 1995 tarihli bir mektup.

Bu iki efemerayı ve yer aldıkları müzayedeyi haberdar eden Zafer Yalçınpınar’a teşekkür ediyorum.


Moda Müzayede’nin düzenlendiği ve 29 Ocak günü saat 13:00’da gerçekleşecek olan müzayedede Ece Ayhan Çağlar’a ilişkin ik...

Devamı »