e-KİTAP: YAKIŞMIYOR! / Günümüz Edebiyat Ortamına Bir Bakış (Halûk Cengiz)

       

                Önsöz
        Bugün, her alanda olduğu gibi edebiyat alanında da birtakım kötücül faaliyetler yürütülmekte. Söz konusu faaliyetler neticesinde kendilerine güç devşiren kişiler, edebiyat alanında, elde ettikleri bu güç vasıtasıyla âdeta ‘edebiyat noteri’ olma yolunda ilerliyorlar. Buna sebep olan çeşitli etmenler var, ancak en etkilisi ve sistemlisi kuşkusuz edebiyat ödülleri/yarışmalarıdır. Dünyada ve ülkemizde çok yaygın olan bu sömürü düzeneği her dönem tartışma konusu olmuştur. Çünkü bu düzenek az önce de nitelendirdiğim gibi tamamen sömürü üzerine kuruludur ve oligarşik bir varoluş sergilemektedir. Ödül bahşedenler, ödüle muhtaç bir edebiyat ortamı oluşturmaya çalışmakta ve bu durumdan dolayı kendilerine statü sağlamaktadırlar. Ve maalesef birçok yazar, şair farkında olarak ya da olmayarak bu düzeneğin bir parçası hâline geliyor. Oysa bir yazarın, bir şairin kimseden icazet beklememesi; her şeyden ve herkesten bağımsız olması beklenir. 

                        Önsöz         Bugün, her alanda olduğu gibi edebiyat alanında da birtakım kötücül faaliyetler yü...

Devamı »

KİTAPÇIK: ‘Kürt Çiçekleri: Özgür Gündem’den Yazılar (Ece Ayhan)’

Kürt Çiçekleri: Özgür Gündem'den Yazılar

       ‘Kürt Çiçekleri: Özgür Gündem’den Yazılar’ kitapçığı Ece Ayhan’ın 1992 yılında Özgür Gündem gazetesi için kaleme aldığı yazılardan oluşan bir kitapçık. Bu kitapçıkta yer alan yazılara ulaşma serüvenim, Noktürn Yayınları’nın yayımladığı ‘Hoş Çakal Hoş Tilki’ adlı Ece Ayhan’ın Enis Batur’a yazdığı mektuplardan oluşan kitabı okumamla başladı. Ece Ayhan’ın başından geçen ya da başına getirilen olayları gözler önüne seren bu kitapta özellikle  7 Ağustos 1997 tarihli mektubu dikkatimi çekti. Ece Ayhan bu mektubunda, “Her şey Özgür Gündem’de yazmamla başladı 1992. İşte bu yüzden sık sık yer ve ev değiştirmiştim. Kaç kez beni kaçırmak ve öldürmek istediler, v.s. (en ufak ruhsal bir durum yok, bütün geçmişteki olaylarımın dışında düşüniver ve bana inan.)” diyordu. Bu cümleleri okuduktan sonra büyük bir heyecanla hemen Ece Ayhan’ın kendi kitaplarına ve onun hakkında yayımlanmış diğer kitaplara baktım. 1992 yılına dair pek çok yazı vardı ancak yayımlanan diğer yazılarında olduğu gibi yazıların altında dergi ya da gazete adı ve tam tarih belirtilmemişti. Yani, 1992 yılına ait yazıların hiçbirinde ‘Özgür Gündem’ ibaresi göremedim. Kitaplarda yer alan ve 1992 yılına ait yazıların, kitaplaştırılmak üzere yazılmış olma ihtmalini göz önünde bulundurarak araştırmaya başlamış bulundum.

       ‘Kürt Çiçekleri: Özgür Gündem’den Yazılar’ kitapçığı Ece Ayhan’ın 1992 yılında Özgür Gündem gazetesi için kaleme...

Devamı »

Yakışmıyor! (Hâluk Cengiz) – Üvercinka Kasım 2015

“Tartışmalara yol açmamak” gerekçesiyle ‘gizli’ tutulan seçici kurullar; kimlere, hangi gerekçelerle verildiği ‘gizli’ tutulan devlet destekleri; bu desteği veren ‘gizli’ komisyonlar var. Kimden, neyi gizliyoruz? Doğru olanı yaptığımız inancındaysak bunu açıklamaktan neden çekiniyoruz?

Hâluk Cengiz’in, Cemal Süreya Kültür ve Sanat Derneği tarafından yayımlanan Üvercinka Dergisi için kaleme almış olduğu yazının tamamı aşağıdadır. Ödüllendirme sistemi ve ‘edebiyat piyasası-iktidar’ ilişkisi bağlamında son derece önemli bir yazıdır…

 

halukcengiz-yakismiyor

"Tartışmalara yol açmamak" gerekçesiyle 'gizli' tutulan seçici kurullar; kimlere, hangi gerekçelerle verildiği 'gizli' t...

Devamı »

Bir İllüzyon Olarak Edebiyat Yarışmaları (Uğur Yanıkel- Aydınlık Kitap 16.10.2015)

 


Edebiyat ve yayın ortamına hakim olan ödüllendirme düzeneğine ve son günlerde gündemi meşgul eden Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiir Ödülü‘ne ilişkin yazım aşağıdadır. Yazı, 16 Ekim 2015 tarihli Aydınlık Kitap‘ta yayımlandı. Yaşanan olaylar ve tartışmalar sonrası hakikati gören Aydınlık Kitap ekibine teşekkür ediyor ve ‘haklılığın inadıyla’ yazıyı sizlerle paylaşıyorum.

Uğur Yanıkel



Ülkemizde uzun yıllardır edebiyat yarışmaları düzenleniyor. Genellikle bu yarışmaların, edebiyatımızdaki önemli isimlerin ‘anısını yaşatmak’ ya da ‘genç şairi teşvik etmek’ için oluşturulduğu söylenir. Ancak düşünüldüğünde ve irdelendiğinde bu iki söylemin de yalnızca ‘illüzyon’ olduğu anlaşılacaktır. İlk olarak ‘sanatçının anısını yaşatmak’ söylemi düzenlenen bu yarışmaları prestijli hâle getirmek için ortaya atılmaktadır. Ancak, geçmiş yarışmalarda yaşanan olaylar, değil sanatçının anısını yaşatmak, aksine sanatçının adını lekelemektedir. Herkesçe biliniyor artık; babanın seçici kurulda yer aldığı bir yarışmada oğulun, abinin seçiçi kurulda yer aldığı yarışmada kardeşin ödül aldığını, ödüle değer görülen eseri seçici kurulda yer alan bir kişinin hiç okumadığını… Neticede seçici kuruldaki kişilerin pozisyonları, tutumları ve ilişkileri düzenlenen bu yarışmaları şaibeli kılıyor. Aslında buradan şu sonuca varmak gerek: Edebiyat yarışmalarında eserler değil ilişki ağları ve çıkarlar ön planda tutulmaktadır. Elbette bu durum yalnızca edebiyatla sınırlı değil. Ressam İsmail Altınok’un, Bir Ressamın Notları kitabında anlattıkları bunu kanıtlar nitelikte: “…burjuva demokrasisi dönemine girilince, her alanda olduğu gibi resim alanında da açıkgöz ve fırsatçı ressamlar resim alanımızı ellerine geçirdiler. Özellikle bu sergilerdeki satış ve ödülleri kendi kişisel ve kümesel çıkarları doğrultusunda kullandılar. Önceleri ödülleri sıraya koydular, sonra kendilerine, daha sonra da öğrencilerine, oğullarına verdiler…”.

  Edebiyat ve yayın ortamına hakim olan ödüllendirme düzeneğine ve son günlerde gündemi meşgul eden Fazıl Hüsnü Dağlarca...

Devamı »

SORUŞTURMA; ‘Bir Şiir Emlâkçılığı’ ya da ‘Dağlarca’nın Parsellenmesi’ Hakkında

Artık herkes tarafından farkına varılan bir gerçek var, bu ülkede edebiyat ödülleri çıkarlar doğrultusunda dağıtılmaktadır. Yarışmalarda jüri koltuğuna oturanlar ve söz konusu yarışmalara katılanlar ahbap çavuş ilişkisi içerisindedir. Bu düzenek ‘al gülüm ver gülüm’e dayanmakta ve tamamiyle statüko odaklı ilerlemektedir. Yıllardır işleyen bu kötücül düzeneğin son hareketi ‘Birinci Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiir Ödülü’ adında yeni bir şiir yarışması düzenlemek olmuştur. Yani anlayacağınız bu ‘şiir emlakçıları’ gözünü bu defa Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya dikmiştir. Daha önceki yarışmalarda yaşanan olaylara bakıldığında, düzenlenen bu yarışmaların amacının edebiyatımızın ilerlemesi ya da ‘sanatçının anısını yaşatmak’ olmadığı görülecektir. Bunun farkında olan Üvercinka Dergisi bu konu ile ilgili bir soruşturma düzenlemiş, duyurusu yapılan bu yarışmayı ve ödüllendirme sistemini eleştirmiştir. Bu eleştirilerin haklılığı su götürmez olsa gerek ki, karşı taraf bu eleştirilerin ardından sosyal medyada sahte bir hesabın arkasına sığınarak yalan ve iftiralarla bezeli kara propaganda yapma gereği duydu. Ayrıca bununla da yetinmeyip, seçici kurulda yer alan Enver Ercan, bu eleştirilere karşılık olarak Üvercinka Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Seyyit Nezir’e çirkin bir dil ve üslupla saldırmış, yalanlar söylemiş, küfürler etmiş hatta şantaja varacak düzeyde tehditler savurmuştur. Yaşanan bu olaylar karşısında sessiz kalınmaması gerektiğini düşündüğümden ve vicdan sahibi herkesin bu ‘kötülük dayanışması’na karşı birleşeceğine inandığımdan Pasaj69.org’da yayımlamak üzere bir soruşturma başlattım. Vakit ayırıp sorduğum soruları yanıtlayan katılımcılara teşekkürlerimi sunarak, yanıtları sizlerle paylaşıyorum.

Haklılığın inadıyla!

Uğur Yanıkel
Eylül 2015

Katılımcılar:
Cengiz Orhan, Ali Rıza Özkan, Kaan Arslanoğlu, Kerem Bereketoğlu,
Örsan Gürkan Aplak, Kenan Bıyıklı, Bünyamin Durali, Kaan Turhan, Onur Bayrakçeken, Serkan Köçek, Hakan Kamışoğlu,
Hüseyin Algül,  Zafer Yalçınpınar, Tolga Çınar

Soruşturmanın PDF adresi: http://bit.ly/sorusturma
Soruşturmanın internet sayfası: sorusturma.pasaj69.org

 

Katılımcılar: Cengiz Orhan, Ali Rıza Özkan, Kaan Arslanoğlu, Kerem Bereketoğlu, Örsan Gürkan Aplak, Kenan Bıyıklı, Bünya...

Devamı »