Söyleşi: “Rüzgârı Şiirlemek…” – (Uğur Yanıkel & Zafer Yalçınpınar) (Eylül 2015)

Zafer Yalçınpınar ile birlikte Rüzgâr Defteri üzerine başlattığımız söyleşi, ‘İmgelemin Özgürleşmesi’, ‘Ece Ayhan’, ‘Edebiyat Emlâkçılığı’, ‘İkinci Yeni’ konularına kadar genişledi ve bunlarla beraber söyleşimiz iyice derinlik kazandı. Bu söyleşi sayesinde  farklı bakış açılarının birleşimini yakalayabilirsiniz. Bu sıkı söyleşi için Zafer Yalçınpınar’a teşekkürlerimi sunarak, söyleşiyi sizlerle paylaşıyorum. Sevgilerle…


Devamı »

‘Dağlarca Soruşturması’ sonrası Üvercinka’ya çirkin saldırı

Üvercinka Eylül

Geçtiğimiz ay edebiyat çetesi tarafından Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın adının, şiir yarışmasıyla parsellenmesinin ardından Üvercinka bu konu ile ilgili soruşturma başlatmıştı. Söz konusu soruşturma bu çeteyi rahatsız etmiş olsa gerek ki söylemlerindeki çirkinlik boyutu tehdite vardı. Konuyla ilgili haber aşağıdadır…

Yayına başladığı günden bu yana edebiyatta şarlatanlıkla mücadele eden Üvercinka ve Genel Yayın Yönetmeni Seyyit Nezir, edebiyatımızı çöplüğe çevirenlerin saldırısı altında

Geçtiğimiz ay edebiyat çetesi tarafından Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın adının, şiir yarışmasıyla parsellenmesinin ardından Üv...

Devamı »

Üvercinka, Eylül sayısını edebiyatta ‘kanon’ ve ‘ödül’ tartışmalarına ayırdı

Üvercinka Eylül
Aylık edebiyat dergisi Üvercinka, Eylül 2015 sayısında ana konuyu edebiyatta “kanon” sorununa ve ödül tartışmalarına ayırdı. Dergide ödüller ve Dağlarca adına konan ödülün niteliği de değerlendirmeye alındı.

Berkiz Berksoy’un orta sayfalarda “Kanon ve Tanpınar” ilişkisini irdeleyen akademik çalışmasını, Volkan Hacıoğlu’nun “Batı Kanonu” başlıklı yazısı izliyor. Ekrem Kahraman’ın “Sözde Çağdaşlar” denemesi, küreselleşmeyle gelen çağdaşlık tanımını ele alarak kanon sorununa bir başka açıdan kaynak oluşturuyor. Koray Feyiz, “Kültür Endüstrisi ve Şiir” incelemesinde, Frankfurt Okulu düşünürlerinin yaklaşımlarını sergileyerek modernizm ve postmodernizme dair saptamalarıyla kanon tartışmaları için zemin sağlıyor.

Aylık edebiyat dergisi Üvercinka, Eylül 2015 sayısında ana konuyu edebiyatta “kanon” sorununa ve ödül tartışmalarına ayı...

Devamı »

Turgut Uyar’ın yazdığı tiyatro oyununun ilk sayfası (Hayri Turgut Uyar’ın Arşivinden)

TurgutUyar

Turgut Uyar’ın yazdığı ama yayımlamadığı tiyatro oyununun ilk sayfası. Bir başlık sayfası yok ama bazı notlarda adı “Veys el Karani” olarak geçiyor. Pelür kağıda daktilo edildiği için epey hasar görmüş ama hasar daha çok başlardaki ve sonlardaki sayfalarda.


Kaynak : H.Turgut Uyar

"Turgut Uyar’ın yazdığı ama yayımlamadığı tiyatro oyununun ilk sayfası. Bir başlık sayfası yok ama bazı notlarda adı “Ve...

Devamı »

Yazıcılığın Yirminci Senesinde (Sait Faik)

Sait Faik

     Kişi kendi kendisini tartabilseydi şu edebiyat ve gazetecilik alanında kaç kişi kalırdı?.. Yirmi senedir yazı yazarım; iyi kötü. Ne beni överlerse yutarım, ne de söverlerse fazla yüksünürüm.
     Hem bana kalırsa yazıcılık işinde, insanın yazıları pek ahım şahım olmasa da zararı yok pek. Elverir ki, namuslu olalım: Kalemimizi ne devlete, ne patrona, ne de hattâ millete (demagoji yapmayı, efkârı umumiye denilen mikrobu kastederek söylüyorum) satalım. Dahası var. En korktuğumuz mahlûk olan münekkide, hattâ okuyucuya bile beğendirmek gayesiyle yazı yazmadığıma göre kendimi yazıcı saymakta hakkım var mıydı,

     Kişi kendi kendisini tartabilseydi şu edebiyat ve gazetecilik alanında kaç kişi kalırdı?.. Yirmi senedir yazı yazar...

Devamı »

“İnadı inat Orhan ölmedi…” (Fikret Otyam)

Sofya – 6 Haziran 1970

     Otel Rila’nın dördüncü katında bir odanın balkonundan sokağa bakıyorum. Otelin kapısında üç otomobil duruyor, bir tanesi İstanbul plakalı. Kapalı bir otomobil daha geldi, yanında boydan boya “Balkan Turist” yazısı var. Saat, sabahın beşi… Yarım saattir bu otomobili bekliyorum.
     Sofya uyuyor.
     Kuşlar ötüyor bir tuhaf, yoksa bana mı öyle geliyor ne?
     Hava, hafif puslu. Seher, seher serinliği.
     Ogledalo (küçük park) yakınındayım. Çok yakınımda kumrular bir acı, “Üsküdaraaa… Üsküdaraaa.” diyor sanki…
     Şoför, Balkan Turist yazılı arabanın yan kapılarını açtı…
Kıpkırmızı gülleri gördüm ilk kez.

Sofya - 6 Haziran 1970      Otel Rila’nın dördüncü katında bir odanın balkonundan sokağa bakıyorum. Otelin kapısında üç...

Devamı »